Kapanış İlişkisi
Üst ve alt dişlerin hangi bölgelerde temas ettiği ve açıklığın konumu değerlendirilir.
Dişlerin kapanış sırasında belirli bölgelerde temas etmediği açık kapanış durumlarında; dental yapı, çene iskeleti ve üst-alt çene ilişkisi birlikte değerlendirilir.
Açık kapanış, üst ve alt dişlerin kapanış sırasında belirli bir bölgede birbirleriyle temas etmediği kapanış ilişkisini ifade eder.
En sık konuşulan biçimi ön açık kapanıştır. Bu durumda arka dişler temas ederken ön dişler arasında dikey bir açıklık bulunabilir.
Ancak açık kapanış yalnızca dişlerin konumuyla ilişkili olmayabilir. Bazı durumlarda üst ve alt çenenin iskeletsel gelişimi ve birbirleriyle olan ilişkisi de kapanışın oluşumunda rol oynayabilir.
Ön açık kapanışta, kişi arka dişlerini kapattığında üst ve alt ön dişler arasında temas oluşmayabilir.
Bu açıklığın miktarı ve nedeni kişiden kişiye değişebilir.
Bazı hastalarda problem esas olarak dişlerin konumuyla ilişkiliyken, bazı hastalarda yüzün dikey gelişimi ve çene iskeletinin yapısı da etkili olabilir. Görünüm tek başına tanı koydurmaz.
Üst ve alt dişlerin hangi bölgelerde temas ettiği ve açıklığın konumu değerlendirilir.
Açık kapanışın dental bileşeni ve dişlerin eğimleri incelenir.
Üst ve alt çenenin iskeletsel konumu ile yüzün dikey oranları değerlendirilir.
Gerekli durumlarda çene iskeletini değerlendirmek için radyolojik kayıtlar kullanılır.
Dental ve iskeletsel bileşenlerin birbirinden ayrılması ve tedavi yaklaşımının belirlenmesi amacıyla ortodontik değerlendirme yapılabilir.
Hayır.
Dental açık kapanışta problemin önemli bir bölümü dişlerin konumu ve alveoler yapı ile ilişkili olabilir.
İskeletsel açık kapanışta ise çene kemiklerinin büyüme yönü, dikey ilişkileri ve üst-alt çene konumu kapanış probleminin önemli bir parçasıdır.
Her iki bileşen aynı hastada birlikte de bulunabilir.
Bu ayrım tedavi planı açısından önemlidir; çünkü ortodontik yöntemlerle yönetilebilecek bir kapanış problemiyle iskeletsel cerrahi değerlendirme gerektiren bir durum aynı şekilde ele alınmaz.
Açık kapanışın oluşumuna farklı dental, iskeletsel ve fonksiyonel faktörler katkıda bulunabilir.
Dişlerin sürme ve konum özellikleri kapanış ilişkisini etkileyebilir.
Üst ve alt çenenin dikey ve ön-arka yöndeki gelişim özellikleri iskeletsel açık kapanışla ilişkili olabilir.
Yüz iskeletindeki dikey büyüme özellikleri bazı açık kapanış paternleriyle birlikte görülebilir.
Dil ve ağız çevresi fonksiyonları bazı hastalarda kapanış ilişkisine katkıda bulunabilir.
Ön dişlerin kapanış sırasında temas etmemesi görülebilir.
Isırma ve koparma sırasında bazı fonksiyonel güçlükler eşlik edebilir.
Ön veya arka bölgede açıklık bulunabilir.
Çene ve yüzün dikey oranlarında farklılık değerlendirilebilir.
Eşlik eden diğer çene kapanış bozuklukları görülebilir.
Tedavi yaklaşımı açık kapanışın nedenine, iskeletsel bileşenine, yaşa ve kapanışın özelliklerine bağlıdır.
Dental ağırlıklı bazı açık kapanışlar ortodontik yöntemlerle yönetilebilir.
Belirgin iskeletsel açık kapanışlarda ise yalnızca dişlerin konumunu değiştirmek çene kemikleri arasındaki temel ilişkiyi her zaman değiştirmez.
Bu nedenle ortodontik veya cerrahi tedavi gereksinimi kişiye özel olarak belirlenir.
Ortognatik Cerrahi Öncesi HazırlıkHayır.
Açık kapanışın bulunması tek başına ortognatik cerrahi gereksinimi anlamına gelmez.
Tedavi planı; açıklığın dental veya iskeletsel kaynağı, kapanış ilişkisi, yüz iskeleti, fonksiyonel gereksinimler ve hastanın bireysel özellikleri birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Bazı açık kapanışlar ortodontik yöntemlerle yönetilebilirken, belirgin iskeletsel uyumsuzluk bulunan bazı erişkin hastalarda ortognatik cerrahi değerlendirmesi gündeme gelebilir.
İskeletsel açık kapanışın üst veya alt çenenin konumu ve yüzün dikey ilişkileriyle bağlantılı olduğu bazı durumlarda ortognatik cerrahi değerlendirmesi yapılabilir.
Cerrahi planlamada yalnızca ön dişler arasındaki açıklığı kapatmak hedeflenmez.
Üst-alt çene ilişkisi, kapanış, iskeletsel yapı ve fonksiyon birlikte değerlendirilir.
Uygulanacak cerrahi yaklaşım açık kapanışın iskeletsel kaynağına göre değişebilir.
Ortognatik Cerrahiİskeletsel açık kapanışın bazı biçimlerinde üst çenenin dikey konumu ve arka bölümünün yüz iskeletiyle ilişkisi tedavi planında değerlendirilebilir.
Üst çenede planlanan cerrahi hareketler, üst-alt çene ilişkisi ve kapanış hedefleri doğrultusunda belirlenir.
Her açık kapanış hastasında üst çene cerrahisi gerekli değildir.
Alt çenenin konumu ve üst çeneyle ilişkisi açık kapanış planlamasının bir parçasıdır.
Üst çenede planlanan değişiklikler alt çenenin kapanış konumunu da etkileyebilir.
Bazı hastalarda yalnızca bir çene değerlendirilirken bazı iskeletsel ilişkilerde üst ve alt çenenin birlikte planlanması gerekebilir.
Çift Çene CerrahisiHer açık kapanış hastasında çift çene cerrahisi gerekmez.
Cerrahi plan açık kapanışın hangi iskeletsel ilişkilerden kaynaklandığına göre oluşturulur.
Üst ve alt çenenin birlikte yeniden konumlandırılmasının tedavi hedefleri açısından gerekli olduğu bazı durumlarda çift çene cerrahisi değerlendirilebilir.
Tek veya çift çene cerrahisi kararı kişiye özel planlama sonucunda verilir.
Çift Çene CerrahisiAçık kapanışın konumu, miktarı ve dental ilişkiler değerlendirilir.
Üst-alt çene ilişkisi ve yüzün dikey yapısı incelenir.
Gerekli radyolojik, fotoğrafik ve dental kayıtlar değerlendirilir.
Dental ve iskeletsel bileşenlere göre hedeflenen kapanış ilişkisi planlanır.
Planlanan ortodontik ve gerektiğinde cerrahi yaklaşım uygulanır ve kapanış ilişkisi takip edilir.
Açık kapanış tedavisinde uzun dönem stabilite; problemin nedeni, iskeletsel yapı, uygulanan ortodontik veya cerrahi yaklaşım ve bireysel biyolojik faktörlerle ilişkilidir.
Tedavi sonrasında kapanış ilişkisinin ve ortodontik stabilitenin takip edilmesi önemlidir.
Her hasta için tekrar riski aynı değildir ve kişiye özgü değerlendirilmelidir.
Açık kapanış nedeniyle ortognatik cerrahi uygulanan hastalarda cerrahi sonrası süreç yapılan işlemin kapsamına göre değişebilir.
İlk dönemde şişlik, ağız açıklığında kısıtlılık, beslenme düzeninde değişiklik ve ağız bakımına ilişkin özel gereksinimler görülebilir.
Cerrahi sonrası kontrollerde çene konumu ve kapanış ilişkisi değerlendirilir.
Ortodontik tedavinin devam ettiği durumlarda kapanışın düzenlenmesi amacıyla ortodontik takip sürdürülebilir.
Açık kapanışın ortognatik cerrahiyle tedavi edildiği durumlarda, uygulanacak üst ve/veya alt çene cerrahisine bağlı genel ve işleme özgü riskler bulunabilir.
Kanama, enfeksiyon, şişlik, duyusal değişiklikler, kapanışın yeniden düzenlenmesini gerektiren durumlar ve ek müdahale gereksinimi gibi riskler kişiye özel olarak değerlendirilir.
Alt çene cerrahisinin uygulandığı durumlarda alt dudak ve çene ucu duyusunda değişiklikler de değerlendirilen riskler arasındadır.
Açık kapanış, ortognatik cerrahi değerlendirmesinde ele alınabilen dentofasiyal kapanış bozukluklarından biridir.
Açık kapanış, üst ve alt dişlerin kapanış sırasında belirli bir bölgede birbirleriyle temas etmediği kapanış ilişkisidir. Ön bölgede görülen biçimine ön açık kapanış denir.
Ön dişler arasında kapanış sırasında açıklık bulunması ön açık kapanışla uyumlu olabilir ancak nedeni ve tedavi gereksinimi klinik değerlendirmeyle belirlenmelidir.
Dental ağırlıklı bazı açık kapanışlar ortodontik yöntemlerle yönetilebilir. Belirgin iskeletsel açık kapanışlarda ise yalnızca ortodonti yeterli olmayabilir.
Her açık kapanış cerrahi gerektirmez. Cerrahi değerlendirme problemin iskeletsel kaynağı, kapanış ilişkisi ve hastanın bireysel özellikleri dikkate alınarak yapılır.
Her zaman değil. Üst ve alt çenenin birlikte yeniden konumlandırılmasının gerekli olduğu bazı iskeletsel durumlarda çift çene cerrahisi değerlendirilebilir.
Uzun dönem stabilite problemin nedeni, uygulanan tedavi ve bireysel biyolojik faktörlere bağlıdır. Bu nedenle tedavi sonrası ortodontik ve klinik takip önemlidir.
Kurumsal klinik ve hasta bilgilendirme kaynakları; kişisel değerlendirme yerine geçmez.
Indications for Orthognathic Surgery
↗QOMS Orthognathic Surgery
↗Jaw Surgery
↗Jaw or Chin Corrective Surgery
↗Maxillary Osteotomy
↗Mandibular Osteotomy
↗Açık kapanışın dental veya iskeletsel kaynağı; klinik muayene, kapanış değerlendirmesi ve gerekli görüntüleme kayıtları doğrultusunda belirlenir.