Tekrarlayan Enflamasyon / Enfeksiyon
Kısmen sürmüş bir 20 yaş dişinin çevresindeki yumuşak dokuda tekrarlayan veya klinik olarak önemli enflamasyon ve enfeksiyon bulguları tedavi kararında dikkate alınabilir.
20 yaş dişlerinin sürme durumu, komşu dişlerle ve çevre anatomik yapılarla ilişkisi değerlendirilerek; takip veya cerrahi tedavi gereksiniminin kişiye özel olarak planlanması.
20 yaş dişleri, diş dizilerinin en arka bölümünde yer alan üçüncü kalıcı azı dişleridir. Halk arasında “20'lik diş” olarak da anılırlar ve diğer kalıcı dişlerden daha geç gelişip sürebilirler.
Bazıları ağız içinde işlevsel konumuna tamamen sürerken bazıları kısmen sürer veya bütünüyle kemik ya da yumuşak doku içinde kalır.
Bir üçüncü molar; mevcut alan, dişin yönü veya sürme yolundaki bir engel nedeniyle beklenen işlevsel konumuna tam olarak ulaşamadığında gömülü olarak tanımlanabilir.
Diş tamamen kemik veya yumuşak doku içinde kalabilir ya da kronunun yalnızca bir bölümü ağız ortamına sürmüş olabilir.
Gömülü olmak, tek başına çekim endikasyonu anlamına gelmez.
Hayır.
Karar; şikâyetler, hastalık veya patoloji bulguları, dişin konumu, komşu ikinci azı dişiyle ilişkisi, periodontal durum, çürük, tekrarlayan enflamasyon ya da enfeksiyon, radyolojik görünüm ve çevre anatomik yapılar birlikte değerlendirilerek verilir.
Ortodontik veya daha geniş bir cerrahi plan da kararın bağlamını değiştirebilir. Tek bir bulgu bütün hastalar için aynı sonucu oluşturmaz.
Mevcut şikâyeti veya saptanmış hastalık bulgusu olmayan bazı 20 yaş dişleri kişiye özel bir izlem planıyla takip edilebilir.
Ağrı bulunmaması, dişin çevresinde hiçbir sorun olmadığı veya gelecekte sorun gelişmeyeceği anlamına gelmez. Karar klinik muayene, rutin dental değerlendirme ve klinik olarak gerekli görüldüğünde görüntüleme bulgularına dayanır.
Belirti olmaması da tek başına dişin tamamen sorunsuz olduğu anlamına gelmez.
Aşağıdaki durumlar muayene ve görüntüleme sırasında dikkate alınabilecek örneklerdir. Tek başlarına kişisel tanı veya otomatik çekim kararı oluşturmazlar.
Kısmen sürmüş bir 20 yaş dişinin çevresindeki yumuşak dokuda tekrarlayan veya klinik olarak önemli enflamasyon ve enfeksiyon bulguları tedavi kararında dikkate alınabilir.
Dişin konumu ve temizlenebilirliği; 20 yaş dişinde veya komşu ikinci azı dişinde çürük gelişimiyle ilişkili olabilir.
Komşu ikinci azı dişinin arka yüzündeki diş eti ve kemik desteği, üçüncü moların konumuyla birlikte değerlendirilebilir.
Seçilmiş vakalarda komşu dişin kökü veya yapısal bütünlüğüyle ilişkili değişiklikler radyolojik ve klinik değerlendirmeye yansıyabilir.
Diş folikülü çevresindeki kistik veya farklı patolojik bulgular, tedavi yaklaşımının yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir.
Üçüncü moların konumu, seçilmiş durumlarda daha geniş bir ortodontik, rekonstrüktif veya çene cerrahisi planı içinde ele alınabilir.
Perikoronitis, kısmen sürmüş bir dişin çevresindeki yumuşak dokuda gelişen enflamasyon veya enfeksiyon tablosudur; özellikle kısmen sürmüş alt üçüncü molarlar bağlamında ele alınır.
Ağrı, şişlik, yerel hassasiyet veya ağız açmada güçlük gibi bulgular görülebilir; ancak bu belirtiler tek başına tanı koydurmaz.
NICE’ın mevcut NHS kılavuzu ilk, ağır olmayan atak ile ikinci veya sonraki atakları ayırır. Bu bölüm o atak sayısını Türkiye için evrensel bir çekim kuralı olarak kullanmaz; tekrarlayan veya klinik olarak önemli perikoronitis diğer bulgularla birlikte değerlendirilir.
Üçüncü moların konumu ve sürme seviyesi, önündeki ikinci azı dişinin temizlenebilirliğini ve çevre diş eti dokularını etkileyebilir.
Bazı vakalarda ikinci azı dişinin arka yüzündeki çürük, periodontal durum veya kökle yapısal ilişki önem taşır. Bu etkiler her gömülü dişte oluşmaz ve yalnızca temas görülmesi çekim kararı için yeterli değildir.
Seçilmiş vakalarda gömülü dişin foliküler bölgesi çevresinde kistik veya başka patolojik değişiklikler gelişebilir; bu durum kaçınılmaz değildir.
Radyografide görülen bir açıklık otomatik olarak kist anlamına gelmez ve görüntüleme her zaman patolojinin türünü tek başına belirlemez.
Çene Kistleri ve LezyonlarıÜçüncü molarlar farklı açılarda, sürme seviyelerinde ve komşu ikinci molar ile çevre kemik açısından farklı ilişkilerde bulunabilir.
Yatay, dikey, mezioanguler veya distoanguler gibi terimler konumu tarif eder; sınıflandırma tek başına tedavi kararını belirlemez. Yatay bir 20 yaş dişi yalnızca bu konumu nedeniyle otomatik olarak çekilmez.
Panoramik radyografi; üçüncü moların genel konumu, ikinci molarla ilişkisi, çevre kemik ve yakındaki anatomik yapılar hakkında geniş bir görünüm sağlayabilir.
Her vakada aynı görüntüleme gerekmeyebilir. İki boyutlu işaretler yakınlığı düşündürebilir; ancak yalnızca basitleştirilmiş bir işarete bakılarak kesin sinir teması veya cerrahi sonuç söylenemez.
Hayır.
CBCT, ek üç boyutlu anatomik bilginin tedavi planına anlamlı katkı sağlayabileceği seçilmiş vakalarda değerlendirilebilir. Özellikle alt üçüncü molar kökleri ile mandibular kanal arasındaki ilişkinin daha ayrıntılı incelenmesi gündeme gelebilir.
CBCT her alt 20 yaş dişi için zorunlu değildir, otomatik olarak daha iyi bir karar oluşturmaz ve cerrahi riski ortadan kaldırmaz.
Alt üçüncü molarların kökleri ile mandibular kanalın anatomik ilişkisi kişiden kişiye değişebilir. Kanal içindeki inferior alveoler sinir alt dudak ve çene ucu bölgesinin duyusuyla ilişkilidir.
Olası yakınlık; görüntüleme, bilgilendirilmiş onam ve cerrahi planlama açısından önem taşır. Radyografide yakın görünüm, sinir hasarının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmez.
Koronektomi, alt 20 yaş dişinin kron kısmının uzaklaştırılıp seçilmiş kök bölümlerinin bilinçli olarak yerinde bırakıldığı cerrahi bir yaklaşımdır.
Bilimsel literatürde ve klinik uygulamada; tedavinin gerekli olduğu, köklerin inferior alveoler sinirle ilişkisinin önem taşıdığı ve bırakılacak köklerin klinik olarak uygun olduğu seçilmiş vakalarda değerlendirilebilen seçeneklerden biridir.
Her diş için uygun değildir, sinirle ilişkili riski tamamen ortadan kaldırmaz ve herkes için daha güvenli olduğu söylenemez. Bırakılan köklerde yer değiştirme, enfeksiyon veya sonraki tedavi gereksinimi olabilir.
Bu iki yaklaşım arasında bütün vakalar için geçerli tek bir üstünlük sıralaması yoktur. Karar; tedavi endikasyonu, diş ve köklerin klinik durumu, olası patoloji, sinirle ilişki ve görüntüleme bulgularına göre değişebilir.
Tam çıkarılma birçok durumda uygun yaklaşım olmaya devam eder. Koronektomi ise her üçüncü molar için uygun değildir ve yalnızca seçilmiş klinik koşullarda değerlendirilebilir.
Hayır.
Alt üçüncü molarlarda inferior alveoler kanal ve lingual sinir gibi duyu yapıları önem taşıyabilir. Üst üçüncü molarlarda ise maksillanın yapısı ve komşu anatomik alanlar farklıdır.
Görüntüleme, cerrahi plan ve bilgilendirme dişin bulunduğu çeneye ve kişisel anatomik ilişkilere göre uyarlanır.
Planlama; klinik bulgular, dişin sürme durumu ve konumu, radyolojik anatomi, komşu ikinci molar, gerektiğinde sinir kanalıyla ilişki ve hastanın tıbbi durumu birlikte değerlendirilerek yapılır.
İşlemin kapsamı ve alternatifler bu değerlendirmeye göre konuşulur; bu sayfa cerrahi tekniğin aşamalarını öğretmeyi amaçlamaz.
Her cerrahi işlemde olduğu gibi 20 yaş dişi cerrahisinde de olası riskler bulunur. Bunların niteliği ve önemi; dişin konumu, cerrahi kapsam ve hastaya ait faktörlere göre değişebilir.
Kişiye özgü riskler, değerlendirme ve bilgilendirilmiş onam sürecinde tedavi seçenekleriyle birlikte ele alınır.
İyileşme hastaya, dişin konumuna ve işlemin kapsamına göre değişir. Cerrahi sonrasında şişlik ve rahatsızlık görülebilir.
Kişisel ameliyat sonrası öneriler uygulanan tedaviye göre verilir. Gün gün iyileşme, beslenme, ağız bakımı ve günlük yaşama dönüş bu tedavi sayfasının kapsamı dışındadır.
Aktif tedavi uygulanmayan bazı üçüncü molarlarda klinik takip uygun olabilir. İzlemin kapsamı ve görüntüleme gereksinimi dişin konumu, bulgular ve hastaya ait faktörlere göre belirlenir.
Sabit bir radyografi aralığı bütün hastalara uygulanmaz. Ağızda bırakılan bir dişin yaşam boyu hastalıksız kalacağı da garanti edilemez.
Asemptomatik ve hastalıksız gömülü 20 yaş dişlerinin rutin olarak çıkarılması veya izlenmesi konusunda bütün sağlık sistemleri tarafından benimsenmiş tek bir yaklaşım bulunmamaktadır.
Mevcut NHS kılavuzu, hastalık bulgusu olmayan gömülü üçüncü molarların rutin profilaktik çıkarılmasını önermiyor ve cerrahi çıkarılmayı tanımlanmış patolojiyle ilişkilendiriyor. TA1'i tamamen güncelleyecek ID898 çalışması hâlen geliştirme aşamasında; yayın tarihi TBC olarak görünüyor.
2020 sistematik derlemesi, asemptomatik ve hastalıksız gömülü 20 yaş dişlerinin rutin çıkarılması ile ağızda bırakılması arasında evrensel bir tercih belirlemek için doğrudan kanıtın yetersiz olduğunu bildiriyor.
AAOMS klinik belgesi, tedavi ve uzun dönem izlemi dişin konumu, patoloji riski, anatomik yapılar, hasta faktörleri ve ortak karar verme çerçevesinde değerlendiriyor; yaklaşımı NICE ile tamamen aynı değildir.
Bu nedenle karar, kişinin klinik ve radyolojik bulguları ile tedavi ve izlem seçeneklerinin birlikte değerlendirilmesine dayanmalıdır.
Kaynaklar kapsam, karar belirsizliği, görüntüleme, olası riskler ve koronektomi açısından Ağustos 2026'da yeniden kontrol edilmiştir.
NHS bağlamında hastalıksız gömülü üçüncü molarların rutin profilaktik çıkarılmasına ve patoloji temelli endikasyonlara ilişkin mevcut yaklaşım.
Technology appraisal guidance TA1 · güncelleme süreci devam ediyorTA1'i bütünüyle güncellemesi planlanan çalışmanın güncel proje ve yayın durumu.
In development · expected publication date TBCAsemptomatik ve hastalıksız gömülü 20 yaş dişlerinde rutin çıkarma ile izlem arasındaki doğrudan kanıtın belirsizliği.
Cochrane Database of Systematic Reviews · 2020 · CD003879Tanı, klinik-radyolojik değerlendirme, tedavi veya uzun dönem izlem ve seçilmiş vakalarda koronektomi çerçevesi.
AAOMS Clinical Paper · 202420 yaş dişi sorunları, görüntüleme, takip ve cerrahi riskler için güncel hasta bilgilendirme özeti.
NHS · reviewed 12 June 2024Alt 20 yaş dişlerinde izlem, tam çıkarılma, anatomik sinir ilişkisi ve cerrahi risklere yönelik hasta bilgilendirmesi.
British Association of Oral and Maxillofacial SurgeonsKoronektominin seçilmiş alt üçüncü molarlardaki kavramsal rolü, kök migrasyonu ve ek tedavi olasılığı.
British Association of Oral and Maxillofacial SurgeonsMerkezî akademik arşivde üçüncü molar gömüklüğü ve sürmemiş üçüncü molar çekimiyle doğrudan ilişkili iki doğrulanmış kayıt yer almaktadır.
TAOMS 24nd International Scientific Congress
TAOMS 20th International Scientific Congress
Hayır. Tedavi kararı dişin konumu, klinik ve radyolojik bulgular, komşu dişlerle ilişkisi ve mevcut hastalık bulguları birlikte değerlendirilerek verilir.
Ağrının bulunmaması tek başına çekim veya takip kararı verdirmez. Asemptomatik bir dişin klinik ve radyolojik durumu değerlendirilerek takip veya tedavi seçenekleri ele alınır.
Bazı 20 yaş dişlerinin konumu komşu ikinci azı dişinde çürük, periodontal sorun veya farklı yapısal etkilerle ilişkili olabilir. Bu durum her gömülü dişte görülmez.
Alt 20 yaş dişlerinin kökleri ile mandibular sinir kanalı arasındaki anatomik ilişki cerrahi planlamada değerlendirilir. Gerekli görülen bazı vakalarda ek üç boyutlu görüntüleme veya farklı cerrahi seçenekler gündeme gelebilir.
Koronektomi, seçilmiş alt 20 yaş dişlerinde dişin kron kısmının çıkarılıp uygun kök bölümlerinin yerinde bırakılmasına dayanan cerrahi bir yaklaşımdır. Her 20 yaş dişi için uygun değildir.
Tedavi uygulanmayan bazı 20 yaş dişlerinde klinik takip uygun olabilir. Takip şekli dişin konumu ve hastaya ait klinik özelliklere göre belirlenir.
Gömülü bir 20 yaş dişinde çekim, takip veya farklı cerrahi seçeneklerin değerlendirilmesi; dişin konumu, mevcut klinik bulgular ve çevre anatomik yapılarla ilişkisi birlikte ele alınarak yapılır.